24 Nisan 2009 Cuma

BAKABİLMEK


Serçenin biri bir bahargünü uçuyormuş.
Bir anda farketmiş ki
karşıdan
Motorsikletli bir adam geliyo.
Her ikisi de çarpışmayı engellemek için ellerinden geleni
yapmışlar... ama
nafile....
Serçe 'çotaaank' diye kaska çarpıp düşmüş..
motorcu
koşmuş
serçenin yanına.
Serçe baygın yatıyo.. kıyamamış, bırakamamış yolda; almış
getirmiş eve.
Eskiden kalma bi de kafesi var evde.. baygın serçeyi kafesin
içine güzelce
yerleştirmiş..
yanına da az biraz su, az biraz ekmek koymuş, vurmuş kafayı
yatmış....
Bizim serçe bi müddet sonra ayılmaya başlamıs..
Daha tam seçemiyo ortalığı.. hafif bulanıklık var yani...
Bi bakmıs ki parmaklık, ekmek, su falan var bulunduğu yerde...
Birden dank etmiş vaziyet:
has.....tir lan motorcuyu öldürmüşüz ...!
Hayat Kısa,
Kuralları Yık,
Kolay Affet,
Kalpten Sev,
Kahkahalara Boğul,
Ve Yüzünü Güldürmeyi Başaran Hiç Bir Şeye Sırtını Dönme...

Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli...
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı...
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...
Dost dediğin; fanatik olmalı;
Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral
Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
Ve ağladığında, seninle ağlamalı...
Ama hepsinden daha çok;
Dost matematiksel olmali;
Sevinci çarpmalı...
Üzüntüyü bölmeli...
Geçmişi çıkarmalı...
Yarını toplamalıi...
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
İşi bitince seni bir tarafa atmamalı...

28 Mart 2009 Cumartesi


BİZ DE ONLARA YAKLAŞIYORUZSulltan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:- Biz de onlara yaklaşıyoruz.
ALDIĞIMIZ FİYATAKeçecizâde'nin Rusya'da bulunduğu sıralarda Rus Çarı, Keçecizâde Fuad Paşa'ya takılır:- Paşa şu Girit'i satsanız!- Hay hay, satalım ekselans- Kaça satarsınız?- Aldığımız fiyataGirit'in yirmi seneyi aşkın bir zamanda ve binlerce şehitle alındığını bilen Çar sararır.
BİLMEK İÇİN ÖĞRENMEKTarih biyografisi ve monografi sahalarında erişilmesi çok güç bilgisiyle, dünya çapında bir şahsiyet olan İbnülemin Mahmud Kemâl (İnal) a sormuşlar:- "Sizdeki bilginin çok azına sahib olmalarına rağmen sizden çok daha fazla tanınanlar var. Bunun sebebi nedir?"Şöyle cevap vermiş:- Ben bilmek için öğrendim, onlarsa bilinmek için!
DERDİN DEVASIZI...İbn-i Sinâ ya:- Dünyada devâsı olmayan bir dert var mıdır? diye sorduklarında:- Derdin devâsızı, iyinin kötüye muhtaç olmasıdır, cevabını vermiş.
DERS ALABİLMEKLokman Hekim'e:- "Bilgeliğini kimlerden aldın?" diye sorduklarında:- Körlerden, cevabını vermiş. Çünkü onlar, yoklamadan adım atmazlar.
FATİH NİYE ÜSTÜNNapolyon, S. Helen adasında sürgün bulunduğu sırada 'Fatih mi yoksa siz mi büyüksünüz? Sorusunu soranlara şöyle cevap vermişti: Büyüklükte ben onun çırağı bile olamam. Çünkü ben, kılıçla zaptettiğim yerleri henüz hayattayken geri vermiş bir bedbahtım. O ise; fethettiği yerleri nesilden nesile intikal ettirmenin sırrına ermiş bir bahtiyardır.
GENÇ FATİHBir genç, "Fatih Sultan Mehmed'in resmini neden hep yaşlı bir insan suretinde çiziyorlar" diye sorunca, bir yazarımız şöyle cevap vermiş:- Yaptığı işler o kadar büyük ki, bunları genç bir insanın yapacağını hayallerine sığdıramıyorlar
GÜNLÜKBir Hristiyan, Ahmed Vefik Paşa ya:-Camilerinizde niçin günlük (bir çeşit koku) yakmıyor sunuz? diye sorduğunda,ondan şu cevabı almış:-Bizimkiler abdestlidirler. Yellenmezler. Onun için günlük yakmıyoruz. mukemmel cevap yaa
KADERFatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:-"Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz" diye çıkışır.Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:-Peder ne der, kader ne der.
KADERİN İCABIKenân Rıfâi ye sormuşlar:- Madem ki neticede kaderin dediği oluyor. O halde niçin çalışıyoruz?Şu cevabı vermiş:- Çalışmak da kaderin icabı olduğu için!
SIRYavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş.Vezir:- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:- İyi, ben de bilirim.